Blue Chip Sanat Eserleri Neden En Güçlü Yatırım Araçlarından Biri?

Blue Chip Sanat, finans dünyasındaki “blue chip hisse” kavramının sanata uyarlanmış hali. Uzun yıllar boyunca değerini kanıtlamış, yüksek talep gören, müze ve küratörler tarafından kabul edilen, kültürel sermayesi güçlü, arzı sınırlı sanatçıların eserleri bu kategoriye giriyor.

Blue Chip bir eserin özellikleri:

– Arz sonsuza kadar sınırlı,

– Talep küresel ve giderek artıyor,

– Likiditesi yüksek,

– Kültürel prestij ve statü taşıyor.

Geçtiğimiz günlerde Gustav Klimt’in *Portrait of Elisabeth Lederer* eserinin 236.4 milyon dolara satılmasının sanat piyasasında geniş yer bulduğu söyleniyor. Yatırımcı talebi artıyor ve sanat, yüksek enflasyon dönemlerinde güçlü bir hedge aracı olarak öne çıkıyor deniyor. Bu satış yalnızca bir müzayede sonucu değil, küresel yatırımcı davranışının bir yansıması olarak görülüyor.

Blue chip sanat bugün birçok kurumun ve fonun “alternative investments” kategorisinde stratejik bir varlık sınıfı. Çünkü arz sonsuza kadar sabit ve talep sürekli artıyor.

Sanat Yatırımlarının başlıca özellikleri şöyle:

– Enflasyona karşı dayanıklı,

– Jeopolitik belirsizlik dönemlerinde istikrarlı,

– Artan likidite sayesinde yatırımcılar daha hızlı işlem yapabiliyor.

Şimdi ise en az bilinen en pahalı eserlere ve fiyatlarına bakalım:

  1. Interchange – Willem de Kooning – ~300 milyon $ (özel satış, 2015)
  2. Nafea Faa Ipoipo? (When Will You Marry?) – Paul Gauguin – ~300 milyon $ (özel satış, 2015)
  3. The Card Players – Paul Cézanne – ~250 milyon $ (özel satış, 2011)
  4. Portrait of Elisabeth Lederer – Gustav Klimt – 236.4 milyon $ (Sotheby’s, 2025)
  5. Wasserschlangen II (Water Serpents II) – Gustav Klimt – 183.8 milyon $ (özel satış, 2013)
  6. Number 17A – Jackson Pollock – 200 milyon $ (özel satış, 2015)
  7. No. 6 (Violet, Green and Red) – Mark Rothko – 186 milyon $ (özel satış, 2014)
  8. The Standard Bearer – Rembrandt – ~198 milyon $ (devlet alımı, 2022)
  9. Shot Sage Blue Marilyn – Andy Warhol – 195 milyon $ (Christie’s, 2022)
  10. Nu Couché (Reclining Nude) – Amedeo Modigliani – 170.4 milyon $ (Christie’s, 2015)
  11. Nu Couché (sur le côté gauche) – Amedeo Modigliani – 157.2 milyon $ (Sotheby’s, 2018)
  12. Three Studies of Lucian Freud – Francis Bacon – 142.4 milyon $ (Christie’s, 2013)
  13. Twelve Landscape Screens – Qi Baishi – 140.8 milyon $ (Poly Auction, 2017)
  14. Masterpiece – Roy Lichtenstein – 165 milyon $ (özel satış, 2017)
  15. Meules (Haystacks) – Claude Monet – 110.7 milyon $ (Sotheby’s, 2019)
  16. Young Girl with a Flower Basket – Pablo Picasso – 115 milyon $ (Christie’s, 2018)
  17. Nude, Green Leaves and Bust – Pablo Picasso – 106.5 milyon $ (Christie’s, 2010)
  18. Silver Car Crash (Double Disaster) – Andy Warhol – 105.4 milyon $ (Sotheby’s, 2013)

Koleksiyoner olsanız hangisini seçerdiniz? 😊

Continue Reading

House of Guinness: Markayı Yatırıma Dönüştürmek

Geçtiğimiz günlerde izlediğim dizi, birinci kuşak babanın bu dünyadan ayrılmasıyla başlıyor, ikinci kuşak aile üyeleri ile onların iş ve özel yaşamlarını konu alıyor. Dönemin sosyal, siyasi ve ekonomik ortamı, bir marka hikayesiyle ele alınıyor. Lüksün ve itibarın ardındaki finansal strateji, dizide dikkat çekiyor.

Guinness ailesi, 18. yüzyılda bir bira markası kurarken aslında bir kurumsal mirasın temellerini attı. Bu miras, yüzlerce yıl sonra bile ekonomik anlamını koruyabildi çünkü aile, servetini bir tüketim aracı değil, yatırım enstrümanı olarak gördü.

House of Guinness, bize sıkça karşılaşılan bir paradoksu hatırlatıyor:
Güç kimde olacak? Sermayeyi üreten mi, yöneten mi, yoksa miras alan mı?
Dizideki çatışmaların özünde tam da bu soru yatıyor.

Profesyonel yatırım yönetimi bakış açısıyla bakıldığında, kurumsallaşmış bir yönetim mekanizması olmazsa, varlıklar çoğaldıkça risk de büyür. Her üye kendi çıkarı yerine kurumsal çıkarı gözetmediğinde, servet zamanla çatışma fonuna dönüşür.

Dizide karakterlerin yaptığı hatalar, aşırı kontrol isteği, güven eksikliği, kısa vadeli hırs, finansal hatalarla birebir örtüşüyor. Görülüyor ki bir lider için asıl mesele, yalnızca varlık dağılımını değil, duygusal dengeyi de koruyabilmektir.

Guinness ailesinin hikâyesi, aslında yatırım yönetiminin sanatıyla ilgilidir.
İtibarın finansallaşması, markanın kurumsallaşması ve mirasın profesyonelleşmesi.
Gerçek yatırım yönetimi, sadece bugünü kazandıran değil, yarını yaşatan stratejidir.

Continue Reading

Servet ve GSYİH: Türkiye Perspektifi

Ekonomik büyüme denince akla ilk gelen kavramlardan biri GSYİH (Gayrisafi Yurtiçi Hasıla) oluyor. Her yıl açıklanan büyüme oranları manşetlere taşınıyor, politik tartışmalara yön veriyor. Ancak bu rakamlar gerçekten toplumun refahını yansıtıyor mu? Daha da önemlisi, ülke zenginleşiyor mu, yoksa büyüyor mu?

Bu sorunun cevabını bulmak için bakmamız gereken yer, bireylerin sahip olduğu net varlıklar: banka hesapları, gayrimenkuller, hisseler ve girişim sermayeleri gibi unsurlar.

GSYİH, bir ülkenin belirli bir dönemde ürettiği tüm mal ve hizmetlerin toplam değerini ifade eder. Ancak bu değer, kamu harcamalarıyla şişebilir; enflasyonla yanıltıcı hale gelebilir; hatta döviz kurlarındaki değişimle hızla anlamını yitirebilir. Türkiye gibi dinamik ve kırılganlıklara açık bir ekonomide GSYİH verisi çoğu zaman yüzeyde kalan bir göstergedir.

Örneğin son yıllarda Türkiye’nin büyüme oranları yüksek seyretse de aynı dönemde bireylerin alım gücü azaldı, döviz bazında servet küçüldü.

Varlık verileri, bir ülkenin kalıcı refah düzeyini anlamak için çok daha güçlü bir araçtır. Çünkü bu veriler, bireylerin ne kadar yatırım yaptığına, tasarruf ettiğine ve geleceğe dair ne kadar güvende hissettiğine ışık tutar.

Türkiye özelinde düşündüğümüzde ise, kritik sektörler dikkat çekiyor:

İhracat ve Sanayi

Otomotiv, savunma sanayii, beyaz eşya ve tekstil gibi alanlar, ülkenin döviz kazanmasını sağlıyor. Bu sektörlerin katma değerli üretime yönelmesi, büyümeyi doğrudan destekliyor.

Gayrimenkul ve Yabancı Yatırım

İstanbul, Antalya, Bodrum gibi şehirler özellikle yabancı yatırımcılar için cazip. Bu alan, hem döviz getirisi sağlıyor hem de lüks gayrimenkul segmentinde ciddi bir varlık yoğunluğu oluşturuyor.

Turizm ve Sağlık Hizmetleri

Türkiye, dünyanın en çok turist ağırlayan ülkelerinden biri. Lüks oteller, özel hastaneler, termal merkezler ve klinikler doğrudan büyümede önemli rol oynuyor.

Teknoloji ve Girişimcilik

Getir, Trendyol gibi unicorn statüsüne ulaşan Türk girişimleri, genç girişimcilerin etkisini gösteriyor. Yazılım, oyun ve fintech sektörleri şu anda Türkiye’nin en hızlı büyüyen alanları arasında.

Medya ve Dizi İhracatı

Türk dizileri yüzden fazla ülkede izleniyor. Bu, hem döviz girdisi sağlıyor hem de medya ve yapımcılar nezdinde ciddi birikime yol açıyor.

Varlık yaratımını sürdürülebilir hale getirmek için bazı stratejik adımlar var:

  • Yerli ve yabancı yatırımcıyı çekmek için sade, öngörülebilir ve cazip bir vergi rejimi gerekiyor.
  • Mülkiyet hakkının güvence altında olması önem taşıyor. Şehir güvenliği kritik rol oynuyor.
  • Bireylerin varlıklarını değerlendirebilecekleri emlak fonları, girişim sermayesi fonları ve tasarruf ürünlerinin çeşitlenmesi önem taşıyor.
  • Varlıklı bireylerin Türkiye’ye gelmesini teşvik eden vatandaşlık ve ikamet programları öne çıkıyor.
  • Varlığını nasıl yöneteceğini bilen bireyler, ülke ekonomisine daha sağlam katkı sağlıyor. Sermaye piyasaları, tasarruf fonları ve gayrimenkul fonları gibi araçlara yönelimi ve eğitimi desteklemek bu anlamda önemli.

Türkiye genç, dinamik, fırsatlarla dolu, stratejik konumu, genç nüfusu, kültürel zenginliği ve güçlü üretim potansiyeliyle varlık yaratımına açık bir ülke.

Yatırımcı dostu, hukuki güvence sağlayan, uluslararası rekabete açık ve finansal çeşitliliği destekleyen bir bakış açısı geliştirirsek, yarının Türkiye’si zenginleşebilir.

Sizce zenginleşme nedir? Görüşlerinizi yorumlarda paylaşın.

Continue Reading

Konut Piyasası Hakkında Görüşlerim Türkiye Today’de Yayınlandı

Türkiye Today tarafından hazırlanan “A Home of One’s Own: Can Türkiye Tackle the Mounting Housing Crisis?” başlıklı haberde görüşlerime yer verilmesinden büyük mutluluk duydum.

Halka arz edilen gayrimenkul sertifikaları, 500 bin sosyal konut projesi, uzun vadeli mortgage sistemine geçiş, sosyal konut politikaları, değişen yatırımcı davranışları gibi konuları konuştuğumuz dosya haberi aşağıdaki linkten okuyabilirsiniz.

https://www.turkiyetoday.com/business/a-home-of-ones-own-can-turkiye-tackle-the-mounting-housing-crisis-3205043

#Gayrimenkul #Konut  #SosyalKonut #Yatırım #GayrimenkulSertifikası

Continue Reading

Sauna Toplantıları

İş dünyasında yeni ve şaşırtıcı bir trend baş gösterdi.

Nefes egzersizleri, sese dalma, aromaterapi ve görselleştirmelerle eşleştirilmiş rehberli sauna ve buz banyosu deneyimleri ile toplantı yapmak 😊

Kanada ve Amerika’da başlayan bu akım, sağlıklı bir şekilde (alkol ve stresten uzak) bir araya gelmek için güvenli alanlar oluşturmak fikriyle doğmuş. Yiyecek ve içecek tüketilebilen versiyonları da var.

Bir süreliğine telefon ve teknolojiden uzaklaşmak isteyenler için de iyi bir alternatif gibi görünüyor.

New York’da 90 kişiye kadar kapasitesi olan, stadyum oturma düzenine sahip saunalar yükselen talebi karşılamaya çalışıyor deniyor.

İlgili websitelerde Financial Times, National Geographic, Forbes, Insider, Vogue gibi markaların bu akıma ilgi gösterdikleri anlaşılıyor.

Pandeminin üzerinden bir süre geçti ve iş yapış şekillerinde uzaktan çalışmaya uyum sağlama süreci de bir nevi atlatılmış oldu. Sosyalleşme ihtiyaçları baki kaldı, gelişmeye ve dönüşmeye başladı. Önümüzdeki zamanlarda bu konuda farklı örnekleri de görebileceğimizi düşünüyorum.

Bahsedilen örnek restoranlara alternatif olur mu?

Türkiye’de olsa, kimler veya hangi kurumlar ilgi gösterir?

Ne dersiniz?

Fotoğraflar ve kaynaklar: nypost.com, othership.us, we-heart.com, timeout.com, cladglobal.com

Continue Reading

Gayrimenkul ve İnşaat Haberleri

TCMB tarafından açıklanan Ticari Gayrimenkul Fiyat Endeksi (TGFE) verilerine göre, 

2024’ün üçüncü çeyreğinde ticari gayrimenkul fiyatları nominal olarak bir önceki çeyreğe göre %6,8; bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %44,1 oranında arttı.

*Enflasyon etkisinden arındırıldığında ise fiyatlar yıllık bazda %6,5 oranında azaldı.

Aynı veri setinde yer alan alt endekslerden Dükkan Fiyat Endeksi yıllık bazda reel olarak *%5,8 gerilerken Ofis Fiyat Endeksi ise %10,2 düştü.

Kira zam tavanı: Kasım ayı enflasyon verileri üzerinden yapılan hesaplamaya göre, Aralık ayı için konut ve işyeri kiralarında uygulanabilecek *tavan zam oranı %60,45 oldu. Geçen ay söz konusu oran %62,02 olarak açıklanmıştı.

ABD’de bekleyen konut satışları, piyasalardaki düşüş beklentilerinin aksine Ekim’de son 7 ayın en büyük artışını yaşadı ve aylık bazda %2 artarak 77,4’e yükseldi. Veriler, *yıllık bazda ise %5,4 artışa işaret ediyor.

Küresel çapta artan konut fiyatları ABD’de yarattığı kriz nedeniyle araştırma konusu oldu. Harvard Üniversitesi tarafından hazırlanan rapor, ABD’de hızla artan konut fiyatlarında yaşları *59 ila 78 arasında değişen baby boomers kuşağının etkili olduğunu ortaya çıkardı. Konut ve inşaat ile ilgili yeni düzenlemelere sert bir şekilde karşı duran ve emlak piyasasının yaklaşık %42’sini elinde tutan baby boomers kuşağının tercihleri piyasayı alt üst etti. Sahip olduklarını koruma noktasında aktif davranan kuşağın temsilcileri nedeniyle nesiller arası konut aktarımı sorunu ciddi ölçüde derinleşti. Gelecek yıllarda genç nesillerin konut sahipliğinin giderek zorlaşacağı tahmin edildi.

ABD’de inşaat harcamaları:ABD Ticaret Bakanlığı verilerine göre, ülkede inşaat harcamaları, Ekim’de bir önceki aya kıyasla *%0,4 artarak 2 trilyon 172 milyar dolar oldu. Beklentiler artışın %0,2 olacağı yönündeydi.  İnşaat harcamaları, Eylül’de %0,1 artışla 2 trilyon 165 milyar dolar olarak hesaplanmıştı.

*Kaynak: Pareto

Fiyatların çeşitli faktörlere bağlı olarak oldukça değişkenlik gösterdiği ve maliyetlerin arttığı bir dönemde olduğumuz değerlendirilebilir, ne dersiniz?

Continue Reading

2025 Gayrimenkul Trendleri

“Mikro Konut”

Artık günümüzde geliştiriciler tüketicilerin yaşam maliyeti krizine yardımcı olmak için küçük evler inşa ediyor.

*Trend

Markalar, geleneksel evlerden çok, daha uygun fiyatlı ve sürdürülebilir olacak şekilde tasarlanmış minik evler yaratıyor. Bu evler genellikle alan kullanımını en üst düzeye çıkarmak ve gereksiz özellikleri en aza indirmek için tasarlanıyor.

*İçgörü

Geleneksel bir ev veya daire almaya gücü yetmeyen birçok tüketici, yaşam maliyeti kriziyle mücadele etmek için uygun fiyatlı ve daha küçük evler satın almayı tercih ediyor. Enflasyon, tüketicilerin para harcama biçimini değiştirmeye devam ederken, mütevazi, daha küçük ölçekli yaşam biçimlerine daha fazla vurgu yapılıyor.

Sonuç olarak, küçük evler, küçülmek veya daha basit yaşamak isteyen insanlar arasında giderek daha popüler hale geliyor.

*Örnek

Low-Cost Ethical Housing, Melbourne, Avustralya

*Soru

Markanız, ürününü yaşam maliyeti krizine nasıl uyarlayabilir?

“Yerel Misafirperverlik”

Yeni oteller tasarımlarına ilham vermek için yerel tarihi ve mimariyi kullanıyor.

*Trend

Yeni oteller, butik otel pazarı büyüdükçe tasarım planları, yerel kaynak bulma ve/veya topluluk iş birlikleri yoluyla yerel kültürü benimsiyor. Bu oteller, misafirleri için lüks seyahatin güzelliklerini korurken daha otantik yerel deneyimleri kolaylaştırmayı hedefliyor.

İçgörü

Otantik seyahat deneyimlerine olan talep büyümeye devam ediyor ve daha fazla tüketici yerel topluluklara ve çevrelere ilgi duyuyor.

Otantik (ama lüks) deneyimler isteyen gezginler yerel katkıları konusunda net olan işletmeleri destekliyor.

*Örnekler,

Brutalist Mexican Hotels, Sayulita, Meksika

Local Heritage-Inspired Hotels, Kentucky, Amerika

*Soru

Markanız, yerel topluluğundan nasıl ilham alabilir?

*Kaynak: Trendhunter 2025 Trend Report

*Fotoğraflar: dezeen.com

Continue Reading

Bir Gayrimenkul Geliştirme Projesi Olarak Park Güell

Park Güell, İspanya’da bulunan, bahçelerden ve çeşitli mimari unsurlardan oluşan ilginç bir kamu parkı. Günümüzde Barselona’nın en popüler turizm noktalarının başında geliyor. UNESCO tarafından “Antoni Gaudi’nin Eserleri” adı altında Dünya Mirası Alanı olarak ilan edilmiş bir bölge. Ancak çıkış noktası bundan çok farklı. Gelin bir de Park Güell’e gayrimenkul perspektifinden bakalım.

İspanyol girişimci ve iş adamı Eusebi Güell, Barselona’nın kuzey bölgesinde, ova ve deniz manzaralı Carmel Tepesi yamaçlarında, yaklaşık 171.800 m2 büyüklüğünde bir arazi satın alıyor. Araziye Barselona’nın zengin ve soylu insanları için, içinde kamu yapılarının ve 60 adet konutun bulunduğu bir şehir inşa ettirmek istiyor. Eusebi Güell, İngiltere ziyaretinde görerek etkilendiği bahçe-şehir tarzındaki bu projeyi gerçekleştirmek için yakın dostu Antoni Gaudi ile anlaşıyor. Dönemin kraliyet üyesi Eusebi Güell’in isteği üzerine, Barselona aristokratlarının kullanımı için Antoni Gaudi tarafından tasarlanan Park Güell, 1900-1914 tarihleri arasında inşa ediliyor. Bahçe-şehir projesi, konutlar, çeşitli sosyal etkinliklerin düzenlenebileceği bir meydan ve sosyalleşmek için çeşitli ortak kullanım alanlarından oluşuyor. Güell ve Gaudí, doğal bir parkın içinde yer alan bu projeyi, maksimum konfor sağlamak için en son teknolojik gelişmelerle donatılmış, sanatsal bir dokunuşla tamamlanmış, yüksek kaliteli evlerden oluşan organize bir bölge olarak hayal ediyor.

Ancak 1914 yılında çalışmalar durduruluyor. Koca bir şehir olması gereken Park Güell projesi yarım bırakılıyor. İki ev, üç viyadük, bir meydan, bir sütunlu salon ve Gaudi’nin kişisel evinden oluşan bir proje olarak kalıyor. Peki başlangıçta lüks bir konut alanı olarak planlan proje, o dönem için gayrimenkul geliştirme açısından baktığımızda neden başarısız oldu?

Arazi ve İmar Durumu

Temiz havası, denizin ve Barselona Ovası’nın muhteşem manzarasına sahip konumu rakipsizdi. Ancak arazinin topografik yapısıyla başa çıkmak için karmaşık bir yol, viyadük ve basamak ağına sahip yaklaşık altmış adet üçgen şekilli parsel için izin verildi. İmarın son derece ayrıcalıklı bir karakteri vardı. Parsellerin yalnızca altıda biri üzerine inşaat yapılabiliyordu ve evlerin yüksekliği ve yerleşimi deniz manzarasını engelleyemeyecek veya komşuları güneş ışığından mahrum bırakmayacak şekilde ayarlandığından inşaat koşulları oldukça kısıtlayıcıydı. Ayrıca o dönem için uygun bir ulaşım sistemi yoktu.

Proje Pazarlama Aktiviteleri

Aynı zamanda inşaatın yüklenicisi olan Josep Pardo Casanovas, satışları teşvik etmek için Gaudi’nin asistanı Francesc Berenguer tarafından tasarlanan bir gösteri evi inşa etti. Ayrıca projenin mimarı Gaudi, 1906’da babası ve yeğeniyle birlikte yaşamak için oraya taşındı.

Kısa bir süre sonra, 1907’de Eusebi Güell, siteyi geliştirme amacıyla satın aldığında zaten orada bulunan eski konağına taşındı. Ayrıca o yıllarda büyük meydanda çok sayıda sivil etkinlik düzenlendi. Ancak uygulanması zor kira sözleşmeleri kapsamındaki arsaların karmaşık satış koşulları alıcı kaybına sebep oldu. Alıcı eksikliği, 1914’te inşaatın terk edilmesine neden oldu ve inşa edilmesi öngörülen altmış evden yalnızca ikisi yapıldı.

Bu başarısızlığın birkaç ana nedeni var:

Pazar Talebi ve Konum: Park Güell, Barcelona’nın kuzeyinde, şehir merkezinden biraz uzak bir bölgede yer aldı. O dönemde bu bölgeye ulaşım zordu ve zengin sınıfın şehir merkezine daha yakın yerlerde yaşamayı tercih etmesi nedeniyle, burada lüks konutlara talep düşük kaldı. Bu da Park Güell’deki konutların satılmasını zorlaştırdı. Projenin başarısı için pazar araştırması yapılarak, alıcıların ihtiyaç ve tercihleri daha iyi anlaşılabilirdi. Proje, üst sınıf için lüks konutlar olarak planlanmıştı. Pazar talebi analiz edilerek, doğru hedef kitle belirlenmeliydi.

Ekonomik Durum: Proje, 1900’lerin başlarında, ekonomik olarak belirsiz bir dönemde başladı. Ekonomik sıkıntılar, yatırımcıların ve potansiyel alıcıların ilgisini azalttı. Projenin tarihi ile ilişkili olarak, Birinci Dünya Savaşı öncesinde ve sırasında Avrupa genelinde ekonomik belirsizlikler ve finansal zorluklar yaşanıyordu. Bu durum, insanların büyük yatırımlar yapma konusundaki isteksizliğini artırdı. Özellikle lüks konut projelerine olan talep azaldı. Ekonomik kriz ve Birinci Dünya Savaşı gibi faktörler, projenin finansal sürdürülebilirliğini olumsuz etkiledi.

Mimari ve Tasarım: Antoni Gaudi’nin tasarımları çok özgün ve sıra dışıydı. Bu yenilikçi ve alışılmadık mimari tarz, herkesin beğenisini kazanamadı, geniş bir kitleye hitap etmedi. O dönemde potansiyel alıcılar, Gaudi’nin vizyonunu fazla yenilikçi veya anlaşılmaz buldu. Projenin hedef kitlesi için daha geleneksel tasarımlar tercih edilebilirdi. Gaudi’nin tasarımları estetik açıdan çarpıcı olsa da, işlevsellik ve günlük yaşamın ihtiyaçları açısından yeterince çekici bulunmadı.

Yönetim ve Finansman: Proje, Eusebi Güell tarafından finanse edilmekteydi. Ancak, yeterli sayıda parsel satışı gerçekleştirilemediği için finansal sürdürülebilirlik sağlanamadı ve proje tam olarak hayata geçirilemedi. Eusebi Güell’in finansal desteği tek başına yeterli olmadı. Daha geniş bir yatırımcı ağı veya alternatif finansman kaynakları araştırılabilirdi.

Pazarlama Kampanyaları

Projenin pazarlanması ve tanıtımı konusunda daha etkili stratejiler geliştirilebilirdi. Potansiyel alıcılara ulaşmak için daha geniş çaplı ve hedefli pazarlama çalışmaları yapılabilirdi. Farklı ödeme seçenekleri, taksitlendirme gibi alıcıları teşvik edecek satış stratejileri uygulanabilirdi.

İnşaat ve Malzeme Temini: Savaş döneminde inşaat malzemelerinin temininde zorluklar yaşandı ve maliyetler arttı. Bu durum, projelerin tamamlanmasını zorlaştırdı ve maliyetlerin yükselmesine neden oldu.

Sonuç olarak, Park Güell’deki konutların satılamamasının ardında bir dizi ekonomik, sosyal ve coğrafi faktör bulunuyor. Bu nedenler, projenin başlangıçtaki hedeflerine ulaşmasını engelledi ve sonuçta Park Güell, planlanan konut alanı olarak değil, bir park olarak kullanılmaya başlandı. Park olarak düzenlendikten sonra ise, bugün Barselona’nın en önemli turistik cazibe merkezlerinden biri haline geldi.

Peki proje başarılı olsaydı?

Bölgeye olan talep artışı nedeniyle, ulaşım altyapısı da geliştirilmek zorunda kalırdı. Bu durum, şehirde daha geniş ve etkili bir ulaşım ağı kurulmasına yol açabilirdi.

Başarılı bir proje, bölgenin ekonomik kalkınmasına katkıda bulunabilirdi. İnşaat sektöründen, hizmet sektörüne kadar çeşitli alanlarda istihdam ve yatırım artışı sağlanabilirdi.

Gaudi’nin tasarımlarının ticari bir başarı elde etmesi, onun ve diğer modernist mimarların eserlerine olan ilgiyi artırabilir ve daha fazla modernist yapıların inşa edilmesini teşvik edebilirdi.

Lüks konutların başarıyla satılması, bölgeye üst sınıf bir nüfusun yerleşmesine neden olabilirdi. Bu durum, sosyal ve kültürel dinamikleri etkileyerek, bölgenin prestijli ve yüksek yaşam standardına sahip bir yerleşim alanı olarak gelişmesini sağlayabilirdi.

Gaudi’nin özgün tasarımlarıyla dolu bir konut bölgesi, zamanla turistik bir cazibe merkezi haline gelebilirdi. Turistlerin ilgisini çeken bir bölge olarak, yerel ekonomi üzerinde olumlu etkiler yaratabilirdi.

Başarılı bir lüks konut projesi, çevredeki gayrimenkul değerlerini artırabilirdi. Bu, bölgenin genel olarak daha yüksek bir ekonomik değere sahip olmasını sağlayabilirdi.

Park Güell, bir gayrimenkul geliştirme projesi olarak başarısız olmuş olabilir, ancak bu başarısızlık önemli dersler ve gelecekteki projeler için değerli çıkarımlar sağlamakta:

Pazar Araştırması ve Konumun Önemi: Doğru konum seçimi ve hedef kitlenin ihtiyaçlarına uygun bir proje planlaması yapılması önemli.

Finansal Planlama ve Risk Yönetimi: Finansal sürdürülebilirlik ve ekonomik krizlere karşı hazırlıklı olunması önemli.

Mimari ve Tasarımda İşlevsellik: Estetik kadar işlevselliğin de göz önünde bulundurulması gerekmekte.

Esneklik ve Dönüşüm Potansiyeli: Projelerin farklı kullanım alanlarına dönüşebilme esnekliği, başarısızlık durumunda bile değer yaratabilir.

Park Güell’in bugünkü durumu göz önüne alındığında, projenin başarısızlığı aslında bir tür “başarıya” dönüşmüş. Bugün, Park Güell, Gaudi’nin sanatsal ve mimari dehasının sergilendiği, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan ve milyonlarca turistin ziyaret ettiği bir park olarak, günümüzün en önemli simgelerinden biri haline gelmiş. Projenin esnekliği ve yeniden kullanım potansiyeli, başarısızlık durumunda bile önemli bir başarı faktörü olarak değerlendirilebilir.

Continue Reading

Streisand Etkisi

Amerikalı ünlü şarkıcı Barbra Streisand’ın Malibu, Kaliforniya’daki evini görmüş müydünüz? 😊

Barbra Streisand, 2003 yılında gizlilik ihlali iddiası ile bu fotoğrafı çeken ve yayınlayan fotoğrafçı Kenneth Adelman ve Pictopia.com’a dava açıyor. 50.000.000 dolarlık davada Streisand, evinin havadan çekilmiş bir fotoğrafını 12.000 fotoğraflık halka açık Kaliforniya sahil şeridi koleksiyonundan çıkarmaya uğraşıyor.

Streisand dava açmadan önce “Image 3850” Adelman’ın internet sitesinden bu fotoğraf sadece altı kez indiriliyor, bu indirmelerin ikisi ise bizzat Streisand’ın avukatları tarafından yapılıyor.

Davadan sonra, kamuoyunun fotoğrafa ilgisi büyük ölçüde artıyor ve bir sonraki ay 420.000’den fazla kişi siteyi ziyaret ediyor. Streisand ise davayı kaybederek Kenneth Adelman’a 155.567 dolar değerinde yasal ücret ödemek zorunda kalıyor.

Sonrasında ise, ekonomi ve psikoloji literatürüne bir gayrimenkul fotoğrafı sebebiyle giren bir kavram oluyor Streisand Etkisi. Saklanmaya, gizlenmeye, sansürlenmeye veya kaldırılmaya çalışılan bir bilginin genellikle internet gibi araçlarla daha geniş kitlelere ulaşması anlamına geliyor.

Şimdilerde ise içerisinde alışveriş merkezi dahi olan bu evin bırakın hava fotoğrafını, videolu turları bile var.

Streisand haklı mıydı? Ne dersiniz? 😊

Continue Reading

İş Gelişimi ve Gayrimenkul: Teknoloji, Trendler, Gelecek Vizyonları

Webtures Talks’ın 76. bölümünde sevgili Öykü Göğer ile gayrimenkul ve gelecek vizyonları üzerine sohbet ettik.

Bu güzel podcast serisinde, iş geliştirmede müşteri memnuniyeti, karlılık, strateji, hedef kitle gibi konuları konuştuk. Hedef kitleye ulaşırken hangi platformların kullanılması gerektiğinden ve dijital pazarlamanın öneminden bahsettik.

Dijitalleşme ve gelişen teknolojiler, örneğin yapay zeka gayrimenkul sektörünü nasıl etkiledi?

Hangi alanlarda nasıl gelişmeler oluyor?

Teknolojinin inşaat ve gayrimenkul sektöründeki kullanım alanları neler?

Akıllı şehirler,

Uzaktan çalışma trendleri başta olmak üzere pek çok alana değindik.

Ayrıca bir markanın bilinir ve güvenilir bir konuma gelmesi için nelere dikkat edilmeli?

Son olarak ise 2023 yılı gayrimenkul adına nasıl bir yıldı? 2024’te bizi neler bekliyor?

Podcast için linki inceleyebilirsiniz.

Bu keyifli söyleşi için emeği geçenlere teşekkür ederim ✨

Continue Reading